İstanbul’da yaz mevsimi yalnızca açık hava etkinlikleriyle değil, sergi rotalarıyla da kendini hissettiriyor. Bu sezonun dikkat çeken duraklarından biri ise her zamanki gibi hem kentin hafızasına hem de güncel sanatın sorularına alan açan Salt Beyoğlu ve Salt Galata.

Tarihi bir binanın ön cephesi, ışıklandırılmış pencereler ve modern cam kapılarla.


Haziran 2026 programında öne çıkan sergiler, yalnızca izlenmek için değil, düşünmek için de ziyaret edilmeyi hak ediyor. Salt Beyoğlu’ndaki Barajdan Sızanlar sergisi, çevre, kent ve insan ilişkisini farklı sanatçıların işleri üzerinden ele alırken; izleyiciyi günümüz dünyasının görünmeyen katmanlarına bakmaya davet ediyor. Sergide yer alan sanatçılar arasında Monira Al Qadiri, Yelta Köm ve Mehmet Ali Boran gibi isimler bulunuyor.

Öte yandan Salt Galata’daki 80 Yıldır Yarınlardayız sergisi, arşivler aracılığıyla geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kuruyor. Belgeler, fotoğraflar ve görsel materyaller yalnızca bir dönemi anlatmakla kalmıyor; kentlerin, kurumların ve insanların nasıl değiştiğini de hatırlatıyor.

Salt’ın en güçlü yanı, tasarımı yalnızca estetik bir konu olarak ele almaması. Burada tasarım, hafızanın korunmasına, kent hikâyelerinin görünür olmasına ve geçmişin yeniden okunmasına yardımcı olan bir araç hâline geliyor. İstanbul’un hızla değişen yüzüne bakarken bazen durup geriye dönmek gerektiğini hatırlatan bu sergiler, yaz aylarında şehirden uzaklaşamayanlar için güçlü bir kültür molası sunuyor.

Kısacası, bu yaz İstanbul’da bir sergi rotası oluşturacaksanız, Salt’ın koridorlarında biraz zaman geçirmek iyi bir başlangıç olabilir. Çünkü bazen bir şehri anlamanın en iyi yolu, onun hafızasına yakından bakmaktır.

Berfin Aşcı

Yorum bırakın

Popüler