Doruk Madencilik işçileri; sadece ödenmeyen maaşları için değil, bir holdingin kasasına sığdırılmaya çalışılan insanlık onuru için de ayağa kalktı. Bu dik duruş; sadece bir “alacak davası” değil, bir sınıfın haysiyet ayaklanmasıdır. Biber gazının ve polis kalkanlarının gölgesinde, açken bile dimdik duran bu irade; bizlere madencinin kaderinin “ölüm” değil, “direniş” olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.













Yorum bırakın